Çin Küresel Televizyon Ağı (CGTN) tarafından gerçekleştirilen araştırma, Çin’in dışa açılma politikalarının ve ekonomik kalkınma deneyiminin uluslararası kamuoyunda geniş ölçüde olumlu karşılandığını ortaya koydu.
9.Çin Uluslararası İthalat Fuarı (CIIE) dolayısıyla CGTN ile Çin Renmin Üniversitesi bünyesindeki Yeni Dönem Uluslararası İletişim Enstitüsü iş birliğinde hazırlanan 2026 Küresel Dışa Açılma Araştırması, 44 ülkeden 20 bin 100 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Araştırmada, katılımcılara dışa açılma ve ekonomik kalkınma konusunda hangi büyük ekonominin deneyimini daha değerli buldukları soruldu. Katılımcıların yüzde 42,7’si Çin’i tercih etti. Çin, bu oranla araştırmada değerlendirilen ekonomiler arasında ilk sırada yer aldı. Özellikle genç katılımcıların Çin’in kalkınma deneyimine daha fazla ilgi gösterdiği görüldü.
Anket sonuçlarına göre, katılımcıların yaklaşık yüzde 90’ı Çin’in ekonomik gücünü ve hızlı büyümesini olumlu değerlendiriyor. Çin’in dünya ekonomisine önemli katkı sağladığını düşünenlerin oranı yüzde 84,6’ya ulaşırken, yaklaşık yüzde 80’i Çin ekonomisinin risklere ve zorluklara karşı dayanıklılığına güven duyduğunu belirtti.
Araştırmada, uluslararası ekonomik ilişkilerin önündeki engellere ilişkin görüşlere de yer verildi. Katılımcıların yüzde 81,4’ü jeopolitik çatışmaları küresel dışa açıklığın önündeki en büyük engel olarak gösterdi. Yüzde 59,8’i ise büyük güçlerin tek taraflı baskılarını ve gümrük vergilerini artırmasını önemli engeller arasında saydı.
Ülkeler arasındaki ilişkilerde en kolay gelişen alanın kültürel etkileşim olduğu görüldü. Küresel Güney ülkelerinden katılımcıların yüzde 65,5’i kültürel alışverişin diğer alanlara göre daha kolay gerçekleştiğini ifade etti.
Küresel Güney ülkelerinde dünyanın gelecekte daha açık hâle geleceğine ilişkin beklentilerin de daha güçlü olduğu belirlendi. Önümüzdeki bir ila üç yıl içinde küresel dışa açıklığın artacağını düşünenlerin oranı, bu ülkelerde gelişmiş ülkelerdekinin yaklaşık iki katına ulaştı.
Çin’in 15. Beş Yıllık Plan döneminin başladığı 2026 yılında yapılan araştırmada, ülkenin dışa açılma politikalarının uluslararası kamuoyundaki karşılığı da ölçüldü. Katılımcıların en fazla dikkatini çeken uygulamalar, Çin pazarına erişimin kolaylaştırılması ve vize muafiyeti politikaları oldu.
Çin Uluslararası İthalat Fuarı da katılımcıların en çok bildiği beş dışa açılma uygulaması arasında yer aldı.
Araştırmaya katılanların yüzde 65,6’sı Çin ile iş birliğini daha da geliştirmek istediğini belirtti. Katılımcıların ilgisinin ticaret ve yatırımla sınırlı kalmadığı, araştırma-geliştirme ve teknoloji alanlarında ortak çalışmalara da uzandığı görüldü.
Araştırma sonuçları, Çin’in ekonomik kalkınma deneyimi ve dışa açılma politikalarının uluslararası düzeyde ilgi gördüğünü, Çin ile ekonomik ve teknolojik iş birliğini geliştirme isteğinin de güçlü olduğunu gösterdi.
Hibya Haber Ajansı







